Kabe’yi ilk gördüğünde gözleri dolmuş; tavafın nasıl bittiğini bile anlamamıştı. Tavaf namazını kıldıktan sonra ağzının kuruduğunu fark etmiş ve Zemzem içmeye gitmişti. Yudum yudum Zemzem’ini içtikten sonra bir ses duydu:
“Haydi kalk, gidiyoruz.”
Kalktı ve Sa’y yapmaya gitmek için yürümeye başladı.
O sırada ses tekrar geldi: ” hadi kalk!”
Şaşırdı zaten kalkmıştı…
Sonra sarsıldığını hissetti:
“Uyan, artık hadi kendine gel!”
Gözlerini açtı başucunda tebessüm ile kendine bakan eşini gördü. Hemen sıkıca sarıldı.Eşi ne olduğunu sormak için doğru zamanı bekliyordu.Artık gözyaşları omuzunu ıslatmaya başladığında şimdi tam zamanı dedi:
“Hayrolsun bu ne hal”
Gözyaşlarını sildi, derin bir nefes aldı, hem tebessüm etti hem de ağlıyordu
“Ben davet edildim.” dedi…
En çok aldığım sorulardan birisi hocam umreye davet edildiğimi nasıl anlarım. Gönlü Allah ve Resulünün aşkıyla yanan her Müslüman farklı şekilde davet edilir. Bunun bir davet olduğunu anlarsınız. İçinize bir içinize bir yangın düşer. “Gitmeliyim, Rabbimin evine gitmeliyim; Resul’ünün ravzasını ziyaret etmeliyim,” dersiniz ve bu aşkla, bu şevkle yaşamaya başlarsınız.
Kendinizi lise yıllarında hissedersiniz içiniz kıpır kıpırdır. Artık o siyah örtüye kavuşmanın hasreti sizi sarmıştır. Mekke deyince, Medine deyince gözlerinizin içi ışıl ışıl olur ve dolmaya başlar; bazen içiniz burkulur, ne yapacağınızı bilemezsiniz. Kabe tv karşısında ağlama seanslarınız başlamıştır. Bir taraftan “para biriktirmeliyim” dersiniz, bir taraftan da “en çabuk nasıl giderim?” diye düşünürsünüz.
Mekke Medine sizi çağırır; davet budur. Yine de merak eder insan “Hocam, ben gerçekten davet edildiğimi nasıl anlarım?” İşte böyle anlarsınız. Bazen karşınıza çıkan bir video, bazen karşınıza çıkan bir yazı, bazen bir arkadaş sohbeti, bazen de gördüğünüz bir rüyayla…
Davet edildiğinize emin olduktan sonra ne yaptığınız daha da önemli. Şeytan size bahaneler bulmaya başlayacaktır. “Biraz daha zaman geçsin, işlerimi halledeyim,” “taksitlerim var” “çocuklar biraz büyüsün” İşte tam bu sırada“Hac ile umreyi peş peşe yapın. Çünkü onlar; körüğün demir, altın ve gümüşün kir ve pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir (Tirmizî, Hac 2; Nesâî, Hac 3; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 446-447).” Hadisi dünyanızı aydınlatacak.
Unutmamak lazım ömür çok kısa. Nice insanlar bu daveti alıp da Umre’ye gitmişti; nice davetliler Umre’ye gidemeden ahirete göç etmişti.

Comment On UMRE’YE DAVET EDİLDİĞİMİ NASIL ANLARIM?
Seher Silahsızoğlu
Allah bizleri bizzat davet ettikleri arasına katsın inşaAllah . Kalemizine , yüreğinize sağlık.